ÇİN&ASEAN

ÇİN ve ASEAN KADER ORTAKLIĞI

By Makbule Elmas
0 Yorum 674 Görüntüleme

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping geçtiğimiz günlerde gerçekleşen 17. Çin-Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) Fuarı Çin-ASEAN Ticaret ve Yatırım Zirvesi’nin açılışında bir konuşma yaptı. Yapmış olduğu bu konuşmada ASEAN ile daha güçlü bir kader ortaklığının kurulmasının önemli olduğunun altını çizmesi dikkatleri çekti. Xi Jinping bu dikkat çeken konuşmasında dört temel noktaya değindi.

  1. Çin-ASEAN Serbest Ticaret Antlaşması’nın etkin şekilde hayata geçirilmesi,
  2. Tarafların piyasalarını birbirlerine açması,
  3. Personel değişimine kolaylık sağlanması,
  4. Mal akışının hızlandırılması.

Bu yazımızda öncelikle ASEAN oluşumunu ayrıntıları ile birlikte incelenerek dünya düzenindeki etkileri üzerine durulmaktadır.Nedir bu ASEAN topluluğu?  Bu maddeler ne anlama gelmektedir? Dengelerin değişmesinde nasıl bir rol oynamaktadır, Xi Jinping’ in dikkat çektiği noktalar ne anlama gelmektedir ve ne gibi sonuçlar doğurması beklenmektedir?

 GÜNEYDOĞU ASYA ÜLKELERİ BİRLİĞİ (ASEAN)

ASEAN

ASEAN’IN Kuruluşu ve Üye Ülkeler

Dünyada ki entegrasyon hareketlerinin içinde Güney Doğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ekonomik, sosyal, kültürel, teknik, eğitim ve diğer alanlarda iş birliği, adalet kavramına, hukuk ve Birleşmiş Milletler ilkelerine saygı çerçevesinde bölgesel barış ve istikrarının sağlanması amacıyla 1967 yılında Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur ve Tayland tarafından kurulmuştur. Bruney 1984 yılında , Vietnam 1995 yılında , Laos 1997 yılında, Myanmar 1997 yılında  ve Kamboçya 1999 yılında bu birliğe üye olmuştur.

ASEAN’IN Amacı

ASEAN yıllarca ekonomik bağları teşvik etmek için sadece birkaç küçük program içeren büyük oranda politik yanı ağır basan bir bölgesel entegrasyon hareketiydi. Soğuk savaşın bitmesiyle ekonomik iş birliğine dair konular bu birlikte ön plana geçmiştir.

ASEAN’IN İzlediği Yol ve Dönüm Noktaları

1976’da imzalanan Dostluk ve İş birliği Anlaşması (Amity and Cooperation in Southeast Asia) ve 1995’te imzalanan Güneydoğu Asya Nükleer Silahlardan Arındırılmış Bölge Anlaşması (Southeast Asia Nuclear Weapon Free Zone- SEANWFZ) ASEAN’ı yasal açıdan da bağlayıcılığı olan bir örgüte dönüştürmüştür.

Soğuk Savaş sonrası yıllarda ASEAN, bölgesel düzen ve refahın gelişiminde etkili bir yapı ve hem ekonomik hem de güvenlik bakımından bölgenin temel yapıtaşlarından birini oluşturmuştur. Asya-Avrupa Toplantısı (Asia-Europe Meeting, ASEM), Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (Asia-Pacific Economic Cooperation, APEC), ASEAN Bölgesel Forumu (ASEAN Regional Forum, ARF), Doğu Asya Zirvesi (East Asia Summit, EAS), ASEAN+3 formatı gibi konferans ve oluşumlarla artan bölgesel entegrasyon ve diyalogda ASEAN’ın merkezi bir rolü ortaya çıkmıştır.

Dünya Düzenindeki Değişimler ve ASEAN’IN İlerlediği Yol

Ortaya çıkışı göz önünde bulundurulduğunda ASEAN’ın kuruluş amacı, esasında siyasi hedeflere varmaktır. ASEAN, bölgede barış, güvenlik ve istikrarı sağlama amacıyla kurulmuştur. Bununla birlikte, ASEAN’ın gelişiminin ilk dönemlerinde ekonomik iş birliği acil ihtiyaçlardan biri olarak görülmemiştir. Ekonomik iş birliği oluşturma çabaları, 1977 yılında gerçekleşen Tercihli Ticaret Anlaşması aracılığıyla 1970’lerin sonunda ortaya çıkmaya başlamıştır. ASEAN üyelerinin büyük bir çoğunluğu, söz konusu dönemde, oldukça kapalı ekonomik ve İthal İkameci Sanayileşme politikalarını uygulamışlardır. Bu politikaların uygulanmasıyla çok sayıda ASEAN üyesi ülke ileri düzey ekonomik gelişme başarışı elde etmiştir.

Ticari serbestleşme çabaları, 1980’lerin ortalarında çok daha ciddi bir biçimde gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Bu esnada, birçok ASEAN üyeleri hem ekonomik başarılarıyla hem de dış sorunlarıyla mücadele konusunda fazlasıyla güven duymaktaydılar. IMF ve Dünya Bankasının dahil olduğu Uluslararası Kuruluşlar ASEAN üyelerine ticari serbestleşme çabalarını hızlandırmaları yönünde baskı yapmaktadırlar. ASEAN üyesi ülkelerin, ayrıca, ticari blokların oluşumuyla yüzleşmek için de güçlenmeleri gerekmekteydi. Bu gereksinimler, özellikle NAFTA ve AB gibi ticari bloklara katılan ülkelerin ASEAN’ın ithalat ve ihracat ülkeleri için ana güzergah olduğu göz önüne alındığında önem kazanmaktadır. Ticari serbestleşmeyi hızlandırılma çalışmalarının yanı sıra, Ocak 1992 tarihinde ASEAN Serbest Ticaret Alanı (AFTA) kurulmuştur. AFTA’nın kuruluşu, özellikle Tercihli Ticaret Anlaşması  kıyaslandığında önemli bir sıçrayış sergilemektedir. Bu hedef, 7 Ekim 2003 tarihinde Bali’de düzenlenen 9. ASEAN zirvesinde ASEAN Ekonomik Topluluğu ile (AEC) anlaşma imzalanmasıyla güçlendirilmiştir. ASEAN’ın topluluk ayaklarından biri olan AEC, Güneydoğu Asya bölgesinde malların, hizmetlerin, yatırımların, işçilerin ve sermayenin daha serbest dolaşımını sağlayacak bir tek piyasa ve üretim oluşturmayı hedeflemektedir. Dahası, AEC’nin çok daha eşit düzeyde bir ekonomik gelişmeyi desteklemesi ve bölgedeki ekonomik açığın yanı sıra yoksulluğu azaltması beklenmektedir.

ASEAN bölgesel entegrasyonu hakkında edindiğimiz bu bilgilerden sonra Cumhurbaşkanı Xi Jinping’ in sıralamış olduğu maddelerin altında hangi amaçların yattığını anlamaya çalışalım…

Çin ve ASEAN Kader Ortaklığından Beklenen

Çin-ASEAN serbest ticaret anlaşmasının hayata geçirilmesi ile birlikte bölgesel ekonomik iyileşme hedeflenmektedir, bölgesel iyileşme küresel ekonomide ki gücün artmasını destekleyecektir. Bu nedenle ticari ve ekonomik iş birlikleri ile aradaki bağın derinleştirilmesi ve dinamizm kazanması büyük önem teşkil etmektedir. Çin planladığı bu adımlarla daha çok ticari fırsat yaratmak amacındadır. Pandemi döneminden hızla toparlanarak çıkan bir ülke olarak, yüksek büyüme oranlarını bu adımlar hayata geçtiği zaman aynı seviyede tutabilme şansını yakalayabilir. Küresel güçler karşısında güçlü bir duruşa sahip olan Çin aynı zamanda bu kötü günlerde bile emin adımlarla yürüyüşünü sürdürmektedir.

Serbest Ticaret Anlaşmasının Gücü

Ayrıca Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı, Asya-Pasifik bölgesindeki 15 ülkenin imzaladığı dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması ile oluşturulan yeni ticaret bloğunun yatırımı artırmada kilit rol oynayabileceğini bildirdi. Yani bölgesel entegrasyonlar küresel ekonomide azımsanmayacak itiş güçlerine sahiptirler. Bölgesel entegrasyonların birleştirici gücü küresel ekonomide pozitif yansımalar olarak karşımıza çıkmaktadır.

ASEAN hangi tarafta olmalı ?

ABD-ASEAN-ÇİN

ASEAN attığı adımlarla küresel güç arenasında taraf tutmadığını ortaya koymaktadır.  İki küresel güç arasında tercih yapılamayacağı açık açık belirtilmektedir. İki ülkeden biriyle sorun yaşamak yerine birlik kazanımlarına odaklı adımlar atmaktadır. Birlik bünyesinde siyasi denge oluşturmaya çalışırken ABD önemli bir belirleyiciyken, güçlü ekonomisiyle bölgesel kalkınma, ticari ilişkiler, yatırımların yanı sıra karşılıklı ithalat ve ihracatı artırma potansiyeli açısından Çin, ASEAN için vazgeçilmez bir ekonomik kaynak olarak yer alıyor.  Bu nedenle bu iki ülke arasında denge sağlayıcı bir konumda yer almayı tercih etmektedir.

Yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul et Daha Fazlası

Çerez Kullanımı