SANAT'TA

SANAT’TA TÜRK KÜLTÜRÜ

By Semanur Uzun
0 Yorum 492 Görüntüleme

Geleneksel Türk sanatı Türk kültürünün bir kısmını yaşatan ve meydana getiren bir sanat biçimidir. Sanat’ta bir kısım İslam öncesine dayanmaktadır. Bir kısmı ise İslam ile beraber gelişmiştir. Şanlı Türk tarihi boyunca yapılan ve günümüze kadar gelen eşsiz mimari yapılardır. Paha biçilmez sanat eserleridir. Dünyaya adını duyurmuş eşsiz tarihi yapıtları, birbirinden zarif ayrıntılarla unutulmaz kılan Geleneksel Türk Sanatları bugün de modern yapıların esin kaynağı olmaya devam etmektedir.  Binlerce yıllık Türk tarihinin ortaya çıkardığı, farklı kültürlerden esinlenen inanın yeteneğini ve düşüncesinin en güzel, en özel yansıması olan Geleneksel Türk sanatları nedir? Sorusuna verilebilecek pek çok cevap,  pek çok seçilmiş sanat örnekleri mevcuttur.

SANAT'TA

GELENEKSEL TÜRK SANAT DALLARI;

  • ÇİNİCİLİK
  • MİNYATÜR
  • ÇÖMLEKÇİLİK
  • SERAMİK DOKUMACILIK
  • HAT SANATI
  • TEZHİP
  • EBRU
  • HALI KİLİM DOKUMACILIĞI

SANAT’TA ÇİNİ

Çini sanatı başlangıç olarak Karahanlılar ile ortaya çıkmıştır. Büyük Selçuklu devleti ve Anadolu Selçuklu devletinde popüler olan çini sanatı, Türk mimarisinde yemek tabaklarına kadar hayatın içine yerleşmiştir . Anadolu Selçuklu devleti dağılması sonucu ile çini çöküşe geçmiştir. Osmanlı devleti kurulması ile çini sanatı yeni bir döneme başlamıştır. Osmanlı devletinden günümüze kadar gelişmiş çini sanatı iç ve dış mimarilerde kullanılır.Osmanlı döneminde çini sanatı neredeyse tüm sanat eserlerinde yer almıştır.

Köşk ve saraylardan, cami ve türbelerden pek çok mimari yapıda vazgeçilmez olan çini sanatı  kullanılmıştır. Günümüzde ise popülerliğini devam ettiren çini yaygınlığını korumaktadır. Mimari yapılara estetiklik katan çini geleneksel sanat dediğimizde aklımıza gelen ilk sanattır. Vazolardan kolye uçlarına kadar zarafetini ve güzelliğini yansıtmaktadır.   Zaman içinde diğer Türk devletlerine yayılan çinicilik, renklerin muhteşem ahengini yansıtmaktadır. Sanatçının zevk ve yaratıcılığının eseri olan çiniler, zahmetli bir sürecin sonucunda ortaya çıkmaktadır. Desenlerinden renklerine kadar doğanın muhteşem yansıması olan bu sanat eserleri, hemen herkesin evinde bir şekilde kullanılmaktadır.

SANAT’TA ÇİNİ’NİN YAPIM AŞAMALARI;

Kaolen, tebeşir, kum ve benzeri birkaç maddenin bir araya gelmesiyle çamur yapılır. Çamur kıvamına gelene dek karıştırılır. Daha sonra bir süzgeç ya da geniş delikli elek yardımıyla temizlenir. İçeriğinde bulunan taş gibi yabancı maddeler dışarıda bırakılır. Hazırlanan çamurun hangi şekil verilmek istenirse düzenlenir. Bir vazo ya da bir pano sık tercih edilenler arasındadır. Kurumaya bırakılan şekiller, yeterince sertleştikten sonra astarlama yapılır. Astarlamanın amacı eşyanın bembeyaz olmasınısağlamaktır. İstenilen beyazlık elde edildiğinde bisküvi kısmına geçilir.Bisküvi, astarlanan toprak eşyanın 900 derecede ilk pişirimidir. 

Bisküvi işlemi yaklaşık 24 saat yavaş yavaş gerçekleştirilir. Pişirme işlemi bittikten sonra eşyanın üstündeki yüzey, zımparalanır. Daha sonra da kağıtla kaplanır. Kaplanan kağıtta kara kalemle desen çizilir. Kağıt üzerinde bulunan desen, iğne delikleri açılarak parça üzerine işaretlenir. Kömür tozu yardımıyla belirginleştirilir. Desen, siyah çini boyası kullanılarak üzerinden geçilir. Sonrasında sanatçının istediği renk ile içi doldurulur. Arkasından parça sırlanır. İşlem tamamlandıktan sonra tekrar pişirmeye geçilir. Yavaş yavaş pişirilen çini, piştikten sonra çatlamaması için yavaş yavaş soğutulur.Çini sanatı ilk örnekleri nerelerde görülür?

1. İznik Yeşil Cami
2. Bursa Yeşil Cami
3. Bursa Muradiye Camisi
4. Edirne Muradiye Camisi
5. Edirne Şah Melek Paşa Camisi
6. Çinili Köşk
7. İstanbul Yavuz Sultan Selim Camii ve Türbesi
8. Haseki Medresesi
9. İstanbul Mahmut Paşa Türbesi
Çini sanatının teknikleri
1. Mozaik Çini Tekniği
2. Sır Altı Boyama Tekniği
3. Renkli Sır Tekniği
4. Perdah Tekniği?

SANAT'TA
SELİMİYE CAMİ MİMAR SİNAN

SANAT’TA MİNYATÜR

Minyatür sanatı en kısa şekilde tanımlanacak olursa “küçük resim yapma sanatı” olarak açıklanmaktadır. Latince anlamı “minimum” olarak tanımlanır. Minyatür sanatı en temelde süs sanatı olarak başlamıştır. Orta Çağ Avrupa elyazması kitaplarda baş harfleri kırmızı bir renk ile boyanarak süslenirdi. Minyatür sanatını yapan kişiye nakkaş, minyatüre ise nakış adı verilmiştir. Bilinen en eski minyatürler Mısır‘da rastlanan ve MÖ 2. yüzyılda papirüs üzerine yapılan minyatürlerdir.Minyatür sanatı, tarih üzerinde farklı kültürlerin etkisi olmuştur. Yunan, Roma ve Bizans elyazması eserlerde minyatürler ile süslendiği görülmektedir. Minyatürün canlanması ve dünyaya tanıtılması Türkler sayesinde olmuştur.

Osmanlı minyatürlere bir dönem sanat değeri olarak  kabul etmiştir.  Avrupa batı kaynaklarına göre minyatür 8. yüzyılda ortaya çıkmıştır. 12. yüzyılda ise minyatürün, süslenecek metin ile doğrudan doğruya ilgili olması, gözetilmeye ve yalnızca dinsel konulu minyatürler değil, din dışı minyatürlerde yapılmaya başlanmıştır. 17. yüzyılda dönem etkileri bulunuyor.Minyatürler fildişi zeminlere yapılmaya başlanmıştır.Selçuklular bu sanata büyük önem vermiştir.  Selçuklar İran ile ilişkileri nedeniyle minyatür sanatı İran etkisinde kalmıştır. 19.yüzyıla kadar Osmanlı minyatürleri geleneksel olarak sürdürülmüş bir sanat dalı olarak direnmiştir.  Osmanlı’da Nakkaş başı makamının oluşmasına neden olabilecek kadar kıymetli bir sanattır.

SANAT'TA
NAKKAŞ OSMAN PADİŞAH MİNYATÜRLERİ

SANAT’TA EBRU

Kitre sayesinde yoğun hale getirilen suyun üzerine, özel olarak hazırlanmış boyalar aracılığı ile meydana getirilen desenlerin, kağıt üzerine nakledilmesi neticesinde yapılan bir süsleme sanatıdır.  Ebru sanatı temel olarak ilk nerede ortaya çıktığı bilinmemektedir. Bazı İran kaynaklarında Hindistan’da ortaya çıktığı belirtilmiştir. Diğer kaynaklara göre Türkistan’da Buhara kentinde ortaya çıkmış olduğu ve İran aracılığıyla Osmanlı’da tanındığı belirtilmiştir. Batıda ebru için Türk kâğıdı ve mermer kâğıdı gibi adlandırılmalar kullanılmaktadır.

Ebru sanatının köklerinde 9. ve 10. yüzyıllara  kadar gittiği varsayılır. Ebru da aynen kağıt gibi İpek yolu ve diğer ticaret yollarını kullanarak doğudan batıya yayılmıştır. Tarihte tespit edilmiş en eski ebru 1447 yılına ait olup, Topkapı Sarayı’nda  bulunmaktadır.Osmanlı döneminde zamanın önemli iş kollarından bir tanesidir. Osmanlı döneminde bir çok ebruzen yetişmiştir.   Bu dönemde ebrulu kağıtlar devlet belgeleri ve resmi yazışmalarda zemin olarak kullanılmıştır. Buradaki başlıca amaç estetik değerlerin yanı sıra tahrifat girişimini engellemektir ki; bugün çek, senet ve kağıt paralar üzerindeki karmaşık desenlerin mantığı buna dayanmaktadır.

SANAT'TA
Şebek Mehmet efendi ebrusu

SANAT’TA TEZHİP

Tezhip Türk süsleme sanatından biridir. Kelime anlamı “Altınla Süslemek”tir. 18 veya 20 ayar altın ile kitap ve levha yazma eserler süslenir. Padişahlara, devlet büyüklerine,vezirlere ve tanınmış kişilere sunulan ya da kitapları süslemek için uygulanan süsleme sanatıdır. Tezhip Kuran-ı Kerim’lerin ilk ve son sayfalarında, surelerin boş taraflarını süslemek için kullanılmaktadır. Kuran-ı Kerim’de ayetleri ayırmak için nokta yerine geçen küçük yıldız ve çiçek biçimindeki örgeler de tezhiple yapılır.  Padişah fermanları ve tuğraları tezhip ile süslenmektedir. Bunların dışında, saray eşrafının elbiselerinin kumaşlarına tezhip süslemeleri işlenirdi. Silah, ok ve kılıç kılıfları ve kabzaları, ahşaplar, levhalar, sandıklar, mekânların duvar ve tavanları gibi birçok farklı yüzey ve zemin, bu estetik geleneksel ile süslenirdi. Tezhibin en önemli malzemesi boya ve altındır. Lacivert rengi sıklıkla kullanılmıştır.

Osmanlı döneminde ebru sanatı gibi ,en parlak dönemini yaşamıştır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde her bakımdan tezhip sanatı zirveye ulaştığı ve olgunluğa ulaştığını görürüz. İlerleyen dönemlerde sarayın dışına açılan nakkaşhaneler de tezhip sanatı klasik prensipler içerisinde yapılmaya devam etmiştir. 18. yüzyılda Lale devri ile Batı etkileşmesi Osmanlı kültür ve sanatını etkilemeye başlamıştır. Tezhip sanatı Batı motiflerinden etkilenerek yeni desen ve motifler ortaya çıkmıştır. 19 ve 20. yüzyılları arasında ise tezhip sanatı unutulmaya yüz tutmuştur. Bunun nedeni ise matbaanın yayılması ve el yazması eserlerin azalması tezhip sanatının azalmasına neden olmuştur. Lakin tezhip sanatı  günümüzde birçok alanda süsleme sanatı olarak kullanılır.

SANAT'TA
HASAN RIZA SERLEVHA

Bir önceki yazıma şuradan ulaşabilirsiniz.

KAYNAKÇA



geleneksel türk sanatları – Google Aramawww.google.com


Unutulmaya Yüz Tutmuş 9 Geleneksel Türk El Sanatı — tale
www.tale.company


Minyatür Sanatı Nedir? Özellikleri Nelerdir?
www.sosyorol.com

Ebru Sanatı Nedir? Nasıl Yapılır? Tarihçesi Nedir? | Bilgihanembilgihanem.com

Tezhip Sanatının Tarihsel Gelişimi ve Kullanım Alanları | KSwww.karinsanat.com

ÇİNİ NEDİR – Google’da Arawww.google.com


ÇİNİ NEDİR – Google’da Ara
www.google.com

geleneksel türk sanatları – Google Aramawww.google.com

Yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul et Daha Fazlası

Çerez Kullanımı